Guncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Guncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Outlook 2007 Otomatik Yanıtlama E-Mail Ayarları


Outlook 2007 Otomatik Yanıtlama


İşyeri dışındayken gelen iletileri otomatik olarak yanıtlamak için; siz bilgisayarınızdan uzakta olacaksanız ve e-posta iletilerini denetleyemeyecekseniz, Microsoft Office Outlook 2007 uygulamasını size ileti gönderen bazı kişilere veya herkese otomatik yanıt gönderecek şekilde ayarlayabilirsiniz.

Otomatik yanıtların gönderilebilmesi için bilgisayarınızı açık ve Outlook'u çalışır durumda bırakmanız gerekir. Yada bu konuda mail serverinizin yöneticisinden destek alabilirsiniz.

İleti şablonu oluşturma

Öncelikle otomatik olarak gönderilecek e-mail mesajının hazırlanıp, Outlook şablonu olarak kaydedilmesi gerekiyor.
· Dosya menüsünde Yeni'nin üzerine gelin, sonra Posta İletisi'ni tıklatınız.

· Seçenekler sekmesinde, Biçim grubunda, Düz Metin'i tıklatınız.
· İletinin gövde metnine, otomatik yanıt olarak göndermek istediğiniz iletiyi yazınız.

   · İleti penceresinde, Microsoft Office Düğmesi'ni ve ardından, Farklı Kaydet'i tıklatınız.

· Farklı Kaydet iletişim kutusunda, Kayıt türü listesinden Outlook Şablonu (*.oft) öğesini tıklatınız.
· Dosya adı kutusuna, ileti şablonunuz için bir ad yazın ve Kaydet düğmesini tıklatınız.

Yeni e-posta iletilerini otomatik olarak yanıtlayacak kural oluşturma

· Araçlar menüsünden Kurallar ve Uyarılar'ı tıklatınız.

· Kurallar ve Uyarılar iletişim kutusunda Yeni Kural öğesini tıklatınız.
· Boş bir kuraldan başla altında, Ulaştığında iletileri denetle öğesini ve sonra İleri düğmesini tıklatınız.

· Hangi koşulları denetlemek istiyorsunuz? altında, yalnızca bana gönderilen onay kutusunu ve istediğiniz diğer ölçütleri seçiniz ve İleri düğmesini tıklatınız.

· Bu kuralın aldığınız her iletiye uygulanacağını bildiren bir iletişim kutusu gördüğünüzde, Evet düğmesini tıklatınız.
· İletiyle ne yapmak istiyorsunuz? altında, belirli bir şablon kullanarak yanıtla onay kutusunu seçiniz.

· 2. Adım: Kural açıklamasını düzenleyin (altı çizili bir değeri tıklatınız) altında, belirli bir şablon öğesini tıklatınız.
· Bir Yanıt Şablonu Seçin iletişim kutusunda, Konum kutusunda, Dosya Sistemindeki Kullanıcı Şablonları öğesini tıklatınız.
· Önceki bölümde oluşturduğunuz şablonu seçin ve Aç seçeneğini tıklatınız.
· İleri'yi tıklatınız.
· İsterseniz, otomatik yanıt kuralıyla ilgili özel durumların onay kutularını seçin.
· İleri'yi tıklatınız.

· Adım: Bu kural için bir ad belirtin altında, otomatik yanıt kuralı için bir ad yazın ve Son düğmesini tıklatınız.

· Kuralınız aktif durumdadır. İstediğiniz an Kurallar ve Uyarılar menüsünden bunu pasif duruma getirebilirsiniz.

· Kural Sihirbazı'nın bir kuralı otomatik olarak göndermesi için, Outlook'un çalışıyor olması ve belirli aralıklarla gelen iletileri denetleyecek şekilde yapılandırılmış olması gerekir.

H1N1 Gribi Onlemleri

Aşağıda okuyacağınız önlemler Dr.Vinay Goyal tarafından herkesin yararlanabilmesi için yayınlanmıştır.

Dr.Vinay Goyal: Yoğun bakım ve Tiroit uzmanıdır. MBBS, DRM DNB.
20 yıldan fazla klinik tecrübesi vardır.

Hinduja Hastanesi, Bombay hastanesi, Saife Hastanesi, Tata Memorial hastanesi gibi önemli kurumlarda görev yapmıştır.

Şu anda Malad’da, Riddhiviayak Cardiac and Critical center’da Nükleer ilaç departmanı ve tiroit klinikleri şefi olarak görev yapmaktadır.

Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz yoluyla olmaktadır. Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her türlü önleme karşı H1N1 virüsüyle temas etmekten kaçınmak veya korunmak imkânsızdır. H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar önemli değildir.

Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonları n gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz.


1. Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)

2. “Hands-off-the- face” “Ellerinizle yüzünüze dokunmayın” yaklaşımı. Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.

3. Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanı z listerin kullanınız). H1N1 ‘in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.

4. Yukarıdaki 3. Öleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz. *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.

5. Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.

6. Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler. H1 N1 virüsü mide’de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.

Herkesin faydalanabilmesi için bu bilgiyi lütfen e-mail listenizde bulunan herkese iletiniz.

Sağlıklı günler dileğiyle.

ÇEVRENİ GENİŞLET, FIRSATLARI KAP

İş hayatında ilişki ağının geliştirmesi anlamına gelen network, İngilizce haliyle sıklıkla kullanılıyor. Çalıştığınız sektörde kaç kişiyi tanıyorsunuz? Hangi kilit noktadaki insanlarla iletişim halindesiniz? Onlar sizi nasıl tanıyorlar? İşte çevre oluşturmanın ipuçları…

Network’te kimlerin olduğunu bilin
Evet, bu sorunun cevabı pek çok karanlık noktanın kafanızda çözülmesine yardımcı olabilir. İş hayatındaki network, eski ve yeni iş arkadaşlarınızdan, patronlarınızdan, arkadaşlarınız ve onların iş dünyasındaki tanıdıklarından oluşur. Buna lise ve üniversiteden arkadaşlar, online olarak tanıştığınız insanlar da girer. Ayrıca aileniz, komşularınız da oluşturacağınız network’ün bir parçasıdır. Bunu dikkate alarak hareket edip, bağlantınızı koparmazsanız, network’ünüzü daha çok geliştirebilirsiniz.

Kariyeriniz için de önemli
Araştırmalara göre, iş arayanların yüzde 80’i network’lerinin yararını görüyor. Çünkü, kurduğunuz kontaklar diğer adaylarla aranızda fark yaratıyor ve öne geçmenizi sağlıyor. İşverenin bu sayede sizin hakkınızda daha çok bilgi sahibi olması, yapacağınız işle ilgili pek çok ipucunu da beraberinde getirir. İstediğiniz firmadaki işi kapmak da bu yüzden çok daha kolay olur.

Bağınızı koparmayın
İletişim halinde olduğunuz insanlarla aranızdaki iletişimi hep sıkı tutun. İş bulmuş ya da çok istediğiniz bir pozisyona gelmiş olabilirsiniz, ama yine de onların varlığının önemini göz önünde bulundurun. Düzenli olarak e-posta atın, hatırlarını sorun; tabi bunu aranızdaki iletişimin düzeyinize göre belirleyin. Üst düzey bir yöneticiye sürekli aramak ya da e-posta yollamak, insanların canlarını da sıkabilir.

Kariyer planınızı ilk siz belirleyin
Network tabi ki tek seçenek değildir. Eğer yine de iş bulmak ya da yeni bir işe geçmek için iletişimde olduğunuz insanlardan destek almak istiyorsanız, bir liste çıkarın; bu listede nerede, ne yapmak istediğiniz olsun ve iletişimde olduğunuz insanlarla paylaşın. Onların görüşleri ve tavsiyeleri iyi birer çıkış yoludur.

Online network’ü es geçmeyin
LinkedIn, Facebook ve Twitter gibi siteleri sürekli takip ederek, oradaki arkadaşlarınızın hangi firmalarda, ne işlerde çalıştığını sık sık inceleyin. Kimlerle hangi konuda konuştuğunuz, gelecekle ilgili yaptığınız planları da ilgilendirir. Diyelim aynı okuldan mezun olduğunuz bir arkadaşınız, girmeyi çok istediğiniz bir şirkette çalışıyor. Direkt bir yardımı olmasa bile, o pozisyondaki görüşme yapacağınız kişi hakkında birkaç küçük tüyo vererek, size ummadığınız bir yardımda bulunabilir. Kaynak : www.yenibiris.com.tr

59 SANİYEDE ÇOK ŞEY DEĞİŞİR

Popüler psikolog Richard Wiseman’ın yazdığı kitaba göre cüzdanınızda bir bebeğin fotoğrafını tutarak ya da her konuşmanızı evcil hayvanınıza dayandırmayı bırakarak hayatınızı 59 saniyede değiştirebilirsiniz.

Eski sihirbaz, yeni psikolog, aynı zamanda aldatma psikolojisi üzerine doktora sahibi olan yazar, hayatınızdaki günlük alışkanlıklarınızda yapacağınız küçük değişikliklerle, hayatınızda çok büyük farklar hissedeceğinizi iddia ediyor.

Kitabın içinde aşk hayatından iş hayatına, karar alma stresinden, insanlarla ilişki kurmaya kadar bir çok değişik bölüm var. Kitabın yazarı Wiseman, kendi bilim bazlı kitabının diğer kişisel gelişim kitaplarından çok daha farklı ve etkili olduğuna inanıyor.

Kitabın tavsiyelerinden biri, cüzdanınızda bir bebek resmi taşımanız. Kitaba göre küçük, şirin arkadaşınız sayesinde cüzdanınız her kaybolduğunda, bulan kişi mutlaka onu geri getirecektir.

İşte kitapta yer alan diğer tavsiyeler;
• Bir dahaki sefere bir toplantıya katıldığınızda, gurubun ortasında oturarak hızlı ve etkili bir psikolojik avantaj yakalayabilirsiniz.

• Bir randevudayken sıcak kanlı davranın (ilk andan itibaren), daha sonra ne kadar optimist olduğunuzu gösteri. Diyalog ilerledikçe ikinizin de hoşlanmadığı şeyler üzerine odaklanın ve partnerinizin mimiklerini taklit edin.

• Mutluluğunuzu arttırmak için, ya da mutlu olmak için bir sebep aradığınızda, zorla gülümseyin ve bu ifadeyi 20 saniye boyunca koruyun.

• Birinin sizden hoşlanmasını sağlamanın en iyi yolu ona iyilik yapmak değildir. Aksine onun size küçük bir iyilik yapmasını sağlayın ve buna izin verin.

• Eğer çok fazla şey yiyip içtiğinizi düşünüyorsanız, gerçekten uzun bardaklar kullanın ve mutfağınıza, yemek masanızın karşısına bir ayna yerleştirin. Yemek günlüğü tutmayı da ihmal etmeyin.

• Dinlenilen deneyimler bir işe yaramaz. Konserlere gidin, kamp yapın, maceralara atılın. Böylece insanlara anlatacak kendi deneyimleriniz olacaktır.

• Başarılarınızı arkadaşlarınızla paylaşın. Böylece kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

• İlişkinizi ayakta tutmak için gördüğünüz her negatif şey için, beş tane pozitif şey hatırlayın.

• Bir iş görüşmesine gittiğinizde şansınızı arttırmak için kötü özelliğiniz olarak zaten çok belirgin olan bir şeyden bahsedin.

• Yeni insanlarla tanışın, bir hobi edinin, bir organizasyona katılın; kısacası kendinizi geliştirmek için elinizden geleni yapın Kaynak:Kigem

Dijital Fotoğraf Makineleri Rehberi

Dijital fotoğrafçılık nedir?

180 yıldır yapılan fotoğrafçılığın, dijital teknolojinin ilerlemesi ile hayatımıza giren çağdaş bir türüdür. Elektronik yöntemler ile kayıt yapan makinelere dijital fotoğraf makinesi denir.

Dijital fotoğraf makinesi sahibi olmak, size neler kazandıracak?

Kendini ve çevreyi belgelemenin en etkili yöntemidir. Film masrafı olmadan, her şeyi kendiliğinden yapan makinelerle sınırsız miktarda çekilen fotoğraflar, bilgisayara aktarılabilir, baskıları alınabilir, internet ortamında paylaşılabilir.

Dijital fotoğraf makinemi neden Teknosa’dan almalıyım?

  • Teknosa güvencesi
  • Garanti teminatı
  • Uygun fiyat ve taksit imkanı
  • Yasal ve yeni model ürünler
  • Ambalajında kulanılmamış ürünleri alabilme
  • Karşılaştırma yapabilme
  • İsteğe uygun ürün alabilme

Dijital SLR fotoğraf makinesi nedir?

Dijital ortamda görüntüyü elde eden ve istendiğinde manuel ayarlama imkanı sağlayan profesyonel ve yarı profesyonel fotoğraf makineleridir. Temel fotoğraf bilgilerini öğrenmek ve uygulamak için ideal olan bu makinelerle otomatik ayarlar da yapabilirsiniz. Dijital SLR fotoğraf makineleri, farklı objektifleri kullanabileceğiniz bir makine türüdür.

Dijital Kompakt fotoğraf makinesi nedir?

Gelişmiş otomatik ayarları bulunan dijital fotoğraf makineleridir. Manuel ayarlar için programlanmadığından, mekanizma içinde yer alan otomatik algılayıcılar sayesinde fotoğraf çekimi yapılır. Temel fotoğraf bilgileri gerektirmeyen amatör fotoğraf makineleridir.

Fotoğraf Makinesi Hangi Bölümlerden Oluşur?

Objektif: İnsan gözünün erişilemez mükemmellikte yaptığı işlemleri fotoğrafçılıkta, objektif üstlenir. Objektifte, mercek ile fotoğraf düzeyi arasındaki mesafe değiştirilerek yapılır. Işığın ilk vurduğu ve toplandığı alan olduğu için fotoğraf niteliğini belirleyen birimlerin en önemlisidir. Objektifi oluşturan merceklerin niteliği ışık değeri ile ölçülür.

Diyafram: Göz bebeğinin görevini yapar; yani, düşen ışık miktarını ayarlar. Böylece, fotoğrafçılığın en önemli tasarım yöntemlerinden biri olan alan derinliğini (Örn.: Ön planda bulunan kişi keskin, arka plandaki manzara bulanık) kullanmak mümkün olur.

Obtüratör: Göz kapağının görevini yapar; yani, ışığın düşme süresini belirler. Böylece hızlı veya yavaş enstantaneler (Pozlama süreleri) kullanılarak, görüntülemek istenen fotoğrafik tasarımlar yapmak mümkündür.

Işık algılayıcı: Düşen ışığın kayıt edildiği alana denir. Kimyasal tepkiye dayanan filmler veya elektronik kayıt yöntemlerine dayanan türleri vardır. Elektronik ışık algılayıcılarının en yaygını CCD ve CMOS türleridir. Dijital fotoğraf makinelerinde kullanılan bir özelliktir.

Bilinmesi Gereken Özellikler

Piksel: Resim (Picture) ve madde (element) kelimelerinden türetilmiş bir sözcüktür. Anlamı, her fotoğrafta elde edilen renginin bir noktasıdır. Bu noktalar dijital fotoğraf çekiminde bir mozaik gibi görünür. Piksel sayısını oluşturan nokta adedi, noktasal çözünürlüğün bilgisayar ekranında ya da baskıda elde edilen görüntünün dpi/ppi olarak açıklamasıdır. Piksel renk dağılımında ana renkler olarak bilinen RGB (red, green, blue) kırmızı, yeşil ve mavi rengi ele alarak ayar yapar. Bu renklerin her biri, bilgisayar dünyasında da bilindiği gibi 256 derece parlaklık verir. Böylece 256x256x256= 16.77 milyon farklı renk gölgesi verir.

Çözünürlük (MP): Dijital fotoğrafı oluşturan noktaların adedi, basılacak olan ebatlar ile doğrudan ilişkilidir. A4 boyutunda bir baskının kaliteli olması için örn.: 5 milyon piksel gerekli olurken, e-posta ile gönderilecek olan bir resmin yarım milyon pikselden oluşması yeterlidir. Hangi çözünürlüğün en iyi olduğu ise, dijital fotoğraf makinesinin türüne ve çeşidine bağlıdır. Yüksek çözünürlük, her zaman daha fazla depolama yeri ihtiyacı anlamına da gelir. Bu yüzden; çözünürlük niteliği ile, hafıza kartı kapasitesi arasında sağlıklı bir denge oluşturulması tavsiye edilir.

Işık duyarlılığı: Işık algılayıcının, ışığa karşı ne kadar duyarlı olduğunu belirleyen özelliktir ve ISO oranı ile ölçülür. Çekim ortamında ne kadar az ışık varsa, ISO değerinin o kadar yüksek olması gerekir. Ancak yüksek ışık duyarlılığı, çoğu zaman, daha kaba kum tanecikleri (gren) anlamına gelir. Dijital fotoğraf makinelerinde, her fotoğrafın ışık duyarlılığını ayarlamak mümkündür.

Kendiliğinden netleştirme (AF): Keskin olmayan bir fotoğraf, “güzel” olarak algılanmaz. Elektronik yönetim; zıtlık değerleri üzerinden, bir resim kesiminin keskin olarak değerlendirilmesi gerektiğine karar verir. Bu yöntem, neredeyse her zaman başarılı olur çünkü bütün bulanıklıklar bir tül ile örtülmüş gibi algılanır ve aynı konunun keskin olan görüntüsünde olduğu gibi, zengin zıtlıklara sahip olmazlar.

Kendiliğinden pozlama (AE): Mevcut ışığın, ölçüldükten sonra kayda alınmasına pozlama denir. Dijital fotoğraf makinelerinde üç çeşit pozlama ölçümü kullanılır: Merkez ağırlıklı ölçümde makinenin elektronik ölçerleri bütün konuyu tarayıp, aydınlık ve renk değerlerini tespit ederler. Sonra bu değerler ortalanır ancak, resmin merkez bölümü daha ağırlıklı olarak değerlendirilir çünkü orada, konunun en önemli bölümü veya konunun kendisinin bulunduğu varsayılır. Nokta ölçümde, fotoğrafçının seçtiği herhangi bir nokta esas alınır ve pozlama değerleri, buna göre belirlenir. Çok alanlı ölçüm ise merkez ağırlıklı ve nokta ölçümlerin ortasını oluşturur. Resim alanı, kenarlarda genişçe ve merkezde nokta ölçümdekinden biraz daha büyük olan, alanlara bölünür ve böylece merkezin daha ağırlıklı olması sağlanır.

Dar-Geniş açı: Değişken objektiflerin standart olarak kullanıldığı fotoğraf makinelerinde dar açı ve geniş açılı çekimler yapmak mümkündür. Gözümüzün odak uzaklığı, yaklaşık olarak 50 mm’ye eşdeğerdir. Böylece, bu değerin altında olan bütün odak noktaları “Geniş açı”, üstünde olan bütün değerler de “Dar açı (Tele)” olarak adlandırılır. Örneğin, göreceli olarak: Yan yana duran 9 kişilik bir grubu çekmek istediğimizde, normal açı (50mm) ile çekim yaptığımızda karemize 5 kişi sığar; gruba olan mesafemizi değiştirmeden geniş açıya aldığımızda karemizde 9 kişi görünür; dar açıya geldiğimizde ise, sadece 1 kişi kareyi dolduracaktır.

Optik zoom: Zoom, objektif odak uzunluğu ayarını değiştirmenizi sağlar. Bazı istisna durumlarda, geniş açı ve tele objektif özelliklerini taşır. Birkaç saniyede yakın plan çekimden geniş plana çıkmak için ayar yapmanızı sağlar. Hemen hemen çoğu modelde bu özellik bulunmaktadır. 24-35 mm’ye kadar geniş açı, 80-200 mm’ye kadar standart tele objektif özelliğini taşırlar. Makinedeki çemberi çevirerek ya da ufak motor kullanarak bu ayarları kolayca yapabilirsiniz. Artık makinelerdeki değiştirilebilir lens özellikleri tüm bu ayarları farklı ve istenilen şekilde yapmayı mümkün kılmaktadır.

Dijital zoom: Optik zoom’a kontrast olarak, odak uzunluğu ve objeye olan mesafenin matematiksel ayarlarını yapar. Mantık olarak mevcut olan karenin çözünürlüğü değiştirilmeden büyültülmesine denir. Her iki yakınlaştırma özelliği (optik ve dijital) dijital makinelerde bulunduğundan yakınlaştırma kapasitesi birbirlerine çarpılarak bulunur. Yani eğer A makinesi 3x optik ve 4x dijital zoom oluşturuyorsa bu totalde 12 yakınlaştırma özelliğine sahiptir anlamına gelir. Ancak dijital zoom’un bir farkı vardır, o da CCD algılayıcıya düşen obje ebatları objenin kendiyle aynı ölçülerde olur. CCD ise bu ebatları matematiksel değerler sayesinde piksel çözünürlüğüne dönüştürür.

Beyaz ayarı: Dijital fotoğrafçılığın diğer bir yeniliği olan beyaz ayarında dijital makineler, kendilerini renkler konusunda standardize ederler. Yani mevcut olan renk ve ışık değerleri ölçülüp, var olan ışığın renk ısısı hesaplanır. Birçok makinede, bu işlemi el ile yapmak mümkündür ve bu şekilde, mevcut olan ışığın ahengini yansıtan fotoğraflar çekilebilir. Otomatik veya el ile yapılan beyaz ayarından sonra makine, hesapladığı değerleri gün ışığının renk ısısı değerlerine çevirip, bundan sonra yapılan çekimlerin verilerine uyarlar ve belleğe alır. Böylece yapay ışık altında yapılan çekimler bile, gün ışığında çekilmiş gibi görünür.

Baskılarda iyi sonuç alabilmek için, ne kadar çözünürlüğe ihtiyaç vardır?

320 x 240

76.800

Cep telefonu kullanımı için uygundur.

640 x 480

307.200

İnternet kullanımı için uygundur.

1024 x 768

786.432

6x9 cm. ebatlarında baskı alınabilir.

1280 x 960

1,3 milyon

9x13cm ebatlarında baskı alınabilir

1600 x 1200

2,1 milyon

10x15cm ebatlarında baskı alınabilir.

2048 x 1536

3,3 milyon

13x18cm ebatlarında baskı alınabilir.

2272 x 1704

4,1 milyon

15x20cm ebatlarında baskı alınabilir.

2592 x 1944

5,0 milyon

21x29.7cm (A4) ebatlarında baskı alınabilir.

3024 x 2016

6,0 milyon

25x30cm ebatlarında baskı alınabilir.

3488 x 2616

9,0 milyon

29.7x42cm (A3) ebatlarında baskı alınabilir.

4256 x 2848

12,1 milyon

42x59.4 cm. (A2) ebatlarında baskı alınabilir.

Ayarlar

Portre modu: Çekeceğiniz obje net, arka planı ise hafif flu çıkar. Portre fotoğraflarında insan duygusunu öne çıkarma kaygısı olmalıdır. Bu kural portre fotoğrafçılığın temelini oluşturur. Yüzeysel gülümsemeler ve sıkıcı pozlardan uzak durmanızı tavsiye ederiz. Portre çekimlerinde seçilecek mekan önemlidir.

Manzara Modu: Daha canlı geliştirilmiş manzara çekimleri için kullanılır. Fotoğrafını çekeceğiniz konudan uzak ya da yakın durmanızı öneririz. Konu olarak seçtiğiniz manzarının ortasında durup, çekim yapmanız iyi sonuçlar vermez.

Spor modu: Fotoğraflarınızda daha dinamik ve canlı görüntüler elde etmek isterseniz spor modunu kullanmaktan çekinmeyin. Size hareketli objeleri rahatlıkla donduracağınız anları yansıtır. Yüksek enstantane de çekecek olursanız görüntülerin bulanık çıktığını göreceksiniz.

Günbatımı modu: Kırmızı rengin ağırlıkta olduğu yüksek Kelvin derecesindeki renk ısısının fotoğraflarınıza yansımasını sağlar. Bu modda flaş kullanmanıza gerek kalmaz. Pozlama ölçümünde, fotoğraf makinenizle güneşi ölçerek ayar yapmamanızı tavsiye ederiz. Fotoğraf makinesinde bulunan mercek, güneş ışığını doğrudan gözünüze yansıtır ki, bu çok güçlü bir yansımadır. Bu da birçok amatör fotoğrafçının yaptığı bir hata olarak bilinir. (Fotoğraf makinesi ile doğrudan güneşe bakılması gözde ciddi sağlık problemlerini doğurur).

Parti/İç mekan modu: Arka plan detaylarını, mum ışığı ve diğer ışık efektlerini kolayca yansıtmanızı sağlar. İç mekânlardaki çekimlerde ışık önemli bir unsurdur. Bu nedenle, ışığın yetersiz kaldığı çekimlerde fotoğraf makinenizin flaşını kullanmanızı ve yeterli ışığı yakalayabilmek için makinenizin ISO ayarını yüksek moda getirmenizi öneririz.

Plaj/Kar modu: Sahil ya da karlı mekan gibi alanlardaki dikey güneş ışınlarını ve yansımalarını kolaylıkla parlaklık yaratmadan çekmenizi sağlar. Metal ve benzeri objelerin çekimleri zor olur.

Bağlantılar

Televizyon bağlantısı

Fotoğraf makinenizin kutusundan çıkan AV kablosunu, AV OUT (AV çıkışı) soketine yerleştirin. Eğer enerji ikmali ihtiyacınız varsa bu işlem esnasında DC IN 5V adaptör soketini cihazınıza bağlayın.Kablonun diğer ucunu televizyonunuzun Audio/Video girişlerine yerleştirin. Fotoğraf makinenizi ve televizyonunuzu açın. Cihazınız açıldıktan sonra çektiğiniz fotoğrafları televizyonda seyredebilirsiniz.

Bilgisayar bağlantısı

USB kabloyu kullanarak fotoğraf makinenizi bilgisayarınıza bağlayın. Bağlantıdan sonra fotoğraf makinenizi açın. Bilgisayarınız ve fotoğraf makineniz data transferine başladığı zaman fotoğraf makinenizde yanıp sönen bir ışık olacaktır.

Yazıcı bağlantısı

Fotoğraf makinenizi yazıcınızın USB kablo girişlerine bağlayın. Eğer enerji ikmali ihtiyacınız varsa bu işlem esnasında DC IN 5V adaptör soketini cihazınıza bağlayın. Bağlantıları tamamladıktan sonra yazıcınızı açın.

AKSESUARLAR

HAFIZA KARTLARI

“Secure Digital” Kart

En yaygın kullanılan kart şekli olan SD kart olarak da adlandırılan bu hafıza kartı “Multimedia” kartın, dolayısı ile “SmartMedia” kartın geliştirilmiş şeklidir. Diğer kartların aksine, istenmeden kayıt yapmayı veya silmeyi önlemek için koruma mekanizması vardır. Bu kartlar, hızlı aktarım sağlar ve farklı güvenlik önlemleri sunarlar.

“Memory Stick” (MS-MS PRO DUO) Kart

Kayıt işlemi, ani kayıt birimleri ile yapılır ve dahili yönetim merkezi, makine ile olan ilişkileri düzenler.

“Compact Flash” (CF) Kart

Diğer, birçok hafıza kartları ile karşılaştırıldığında CF kartlar, yüksek kapasite ve az enerji harcamaları ile dikkat çekerler.

“xD Picture” Kart

Çok hızlı veri aktarımları için geliştirilmiş olan kart, diğer hafıza kartları gibi “Ani hafıza tekniği” ile çalışır. Uygun adaptörler ile CF kart yuvalarına yerleşebilir. 8GB kapasiteye kadar geliştirilecektir.

“Multimedia”Kart

“SmartMedia” standardında üretilen, yani “ani hafıza tekniği” ile çalışan çok amaçlı kullanılan bu kart, bir adaptör vasıtası ile PC-kart yuvalarında kullanılabilir.

“Microdrive” Kart

Dijital fotoğraf makinelerinde kullanılacak kadar küçük ebatlarda bir gövdeye sığdırılmış ve daha çok bilgisayarlar için düşünülmüş bir ek hafızadır. Bu hafıza türünün, fotoğraf makinelerindeki kullanımı açısından, bazı dezavantajları vardır.

PİL

Dijital makinelerin işlevlerinin merkezi yönetiminden, ekran işletimine, flaş ışığından, objektifin hareket işlemlerine kadar elektrik akımı ile çalıştırılır. Dijital fotoğraf makineleri, çoğunlukla iki veya dört adet şarjlı pil ile donatılmıştır. Bazı fotoğraf makineleri kalem pil veya şarjlı pil ile çalışırken, bazı fotoğraf makineleri de özgün pil ile çalışır. Dijital makinelere uyumlu olan şarjlı piller, genelde iki gruba ayrılır:

NİMH Pil (Nikel-Metal Hidrit Pil)

Bu tür doldurulabilir piller, karşılaştırmalarda çok iyi değerlendirilirler çünkü, çok iyi fiyat-başarı oranları vardır. Bir kere doldurulduğunda, Nikel-Katmiyum pillere nazaran yaklaşık 1,5 kat daha fazla dayanırlar.

Li-on Pil (Lityum İyon Pİl)

Bu tür piller, dijital fotoğraf makinelerindeki kullanıma çok uygundur. Bu dayanıklılıkları sayesinde fotoğraf makineleri için uzun süreli kullanılabilir. Çok yüksek kapasiteye sahip olmamalarına rağmen fotoğraf makineleri için tercih edilen bir seçimdir.

FOTOĞRAF KAĞIDI

Çektiğiniz fotoğrafları evde basmak için görüntü kalitesini ön plana çıkaracak fotoğraf kağıtlarına ihtiyacınız olacak. Mat kağıtlar, beyaz renkleri, kontrast ölçülerini, gölge ve renk tonlarını çok daha iyi gösterme özelliğine sahiptir. Parlak kağıtlar, çekimde meydana gelen hataları kapatmanız için idealdir. Albümlerde saklama ve renk kalitesini daha üzün süre kalıcı sağlamaya yöneliktir. Daha çok yumuşak tonlar ve keskin olmayan detaylar verebilme özelliği vardır.

TRİPOD

Fotoğraf makinesini sabitleyerek titremesini engelleyen araçtır. Düşük ışıklı çekim ortamlarda uzun pozlama gerektiğinden makinenin titreme riski vardır ve fotoğrafların flu çıkmasına yol açar. Bunu önlemenin en kolay yolu tripod kullanmaktır. Hasas sarsılmazlık sayesinde yakın çekim fotoğraflarda da daha net sonuçlar alınır.

YAZICI

Basmak istediğiniz doküman ya da fotoğraflar için ihtiyacınıza uygun bir yazıcı, en doğru seçim olacaktır. Yazıcılar kendi içlerinde bu amaçları en iyi şekilde karşılamak için çeşitlere ayrılır. Fotoğraf Yazıcısı, küçük ve orta boy baskılarda en çok tercih edilen yazıcıdır. Fotoğraf makinesine doğrudan bağlanabilme özelliği vardır. Termal yazıcı, yüksek kalite ve performansta çıktı almanızı sağlar. Kontrol panelinin kolaylığı ve iç parçalara rahat ulaşımı sayesinde kağıt ve mürekkep değişiminin kolay olması bu yazıcıyı kullanıcı dostu yapmaktadır. Mürekkep püskürtmeli yazıcılar, fotoğraf baskıları için doğru bir seçim değildir. Mürekkebi kağıt üzerinde dağıtarak baskı işlemini zorlaştırır. Hem fotoğraf hem de doküman baskılarında inkjet yazıcılar da tercih edilebilir. Inkjet’ler de mürekkep püskürtmelidir ve fotoğraf basabilme özellikleri olduğundan kaliteli sonuçlar alabilirsiniz.

ÇANTA

Fotoğraf makineniz için amaca uygun, dayanıklı malzemelerden üretilen bir çantaya ihtiyacınız vardır. Genelde su geçirmeyen kumaşlardan veya deri gibi dayanıklı malzemelerden üretilir. Aksesuarları taşımak ve korumak için bu çantaların iç kısımlarının darbelere dayanıklı kumaştan olmasına özen gösterin. Çantaların sırt, bel ve omuz askılı modelleri vardır, bu da size rahat taşıma imkânı sağlar. Kaynak:Teknosa.com

Bilgi değer biçilemeyen bir hazine, bir de mobil olursa!

Fatih Sarı

Mobil uygulamalar, bilgiye her an her yerden erişimle eş anlamlı aslında. 80’li yılların başlarında ilk kişisel bilgisayar uygulamaları ile yaşanmaya başlayan devrim baş döndürücü bir hızla devam ediyor. Günümüzde gelinen nokta ise cep telefonlarından, el terminallerinden bilgiye erişim olarak özetlenebilir. Günümüzde bilginin fiziksel olarak ölçülemeyen ve değer biçilemeyen bir kavram olduğunu ifade eden Boer Ürün Müdürü A. Aykut Çalkut, “Artık şirketler bilgiyi kullanabilmek, bilgiye erişebilmek için sınırları zorlamaya başladı. Mobil uygulamalar ile de erişilebilirlik kavramı önündeki engeller kalkmaya başladı. Şirketler neredeyse tüm altyapı yatırımlarını mobil mimari üzerine inşa etmekteler. Gelecekte mobil iletişim ve erişim tamamen olmasa bile bilinen klasik yöntemlerin yerini alacak” dedi.
Bilginin değer biçilemeyen bir hazine olduğuna dikkat çeken Çalkut, “Artık günümüzün rekabetçi ortamında şirketler rakiplerine ancak sağlayabildikleri daha fazla bilgi erişimi ile üstünlük sağlayabilmekteler. Günümüz şartlarında sahada işlem yaparken elemanlar artık daha fazla bilgi ile elde edebilmekteler. Günlük hayatımızda doğalgaz, su, elektrik faturaları artık sayaç başında okunup, mobil iletişim çözümleri sayesinde anında faturalandırılabilmekte. Sahada satış ve tanıtım yapan bir personel, anında mobil iletişim olanakları sayesinde merkez ile bağlantı kurarak güncel bilgilere ulaşabilmekte. Standartların oturtulması ve mobil çözümler için gerekli altyapı yatırımlarının artırılarak çözümlerin ucuzlaması ile ilerleyen zaman içerisinde mobil çözümler sektörde yüzde 90’lara varan bir üstünlük sağlayabilirler” şeklinde görüş belirtti.
Hızlı ilerleme eğilimi
Mobil teknolojilerin her geçen gün daha hızlı ilerlediğini ifade eden Ericsson Türkiye (Devamı... Kaynak:BThaber)

Milli Egitim Bakanligi Guncel Haberler

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Haber ve Duyurulari, Sınavlar ve Sınav tarihleri, İhaleler, Burslar ve diğer güncel bilgileri izleyebilirsiniz.

Chip Online Turkiye

chip.com.tr Sitesindeki Günlük gelişmeleri iGoogle sayfanizdan takip edebilmeniz icin hazirlanmis güzel bir araç.

Kontörleriniz Boşa gitmesin!

Cepte kontör düşmanı ‘aktif arama’ tuzağından nasıl kurtulacaksınız ?

Cep telefonları ile arama yapıldığında ekranda beliren ‘aktif aramalar’ yazısının kontör kaybına sebep olduğu iddia edildi.

Zaman’ınhaberine göre; Her arama sırasında ekranda beliren ‘aktif aramalar’ yazısı sebebiyle karşıdaki kullanıcıdan bir kontör düştüğü tespit edildi.

Kamudan üst düzey bir yetkili duyum üzerine konuyla ilgili araştırma yaptığını, bilgi almak için başvurduğu cep telefonu şirketlerinin aktif arama sonrasında oluşan kontör kaybını doğruladığını söyledi. Şirketler aynı yetkiliye kontör kaybı yaşamaması için yapması gereken işlemleri de anlatmış.


Cep telefonu kullanıcılarının ekranda beliren aktif arama yazısını iptal etmesi gerekiyor.

Telefonda sırasıyla ##002# tuşlanarak arama yapılıyor ekranda ‘Aktarma iptal edildi’ yazısı beliriyor. Bu sayede gelen her aramada ekranda beliren aktif arama yazısı kaldırılıyor.

‘Aktif aramalar’ yazısı iptal edilmediği müddetçe, aranan kişiye ulaşamayanlardan bir kontör düşülüyor. Eğer aranan kişinin telefonu da telesekreter ayarlı ise dinlenen bir saniyelik ‘aradığınız kişiye ulaşılamıyor’ mesajı için de kullanıcıların ayrıca bir normal arama karşılığı ücretlendirildiği belirtiliyor.

Kullanıcı, eğer iki dakika sonra yine ulaşamazsa 1,5 kontör kaybı daha oluyor.

Telesekreterin ücretsiz zannedilmesi tüketicileri mağdur ediyor. Telefon şebeke istasyonu yetkilileriyse bilgi almak isteyen kullanıcılara; ##002#’yi arayarak telesekreterin kaldırılabileceğini anlatmakla yetiniyor. Aboneler “Kullandığımız telefonların bütün özelliklerini bilmiyoruz. Bizden habersiz neden bu tür uygulamalar yapılıyor.” şikayetinde bulunuyor.

Hukuk Sözlüğü; Hukuki Terimler sözlüğü

Bu sözlük, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından Sözlüğün Gadget versiyonudur. Hukuki kelimeleri anlamak ve ogrenmek isteyenlerin basvuraca temel masaüstü bir kaynak haline getirilmistir.Kaynak:www.adalet.gov.tr

Gazetelerimizin ilk sayfalarını kolayca izleyin, gündemi takip edin

Ülkemizin önde gelen gazetelerinin ilk sayfalarını kendi Google sayfanızdan takip edebilirsniz. Yapmanız gereken oldukca basit; Oncelikle +Google basıp, mevcut e-mail adresinizle (e-mailiniz yok ise www.gmail.com 'dan ücretsiz edinebilirsniz.) giriş yaparak heran internet ekranınızdan izleyebilirsiniz. Daha pek çok araçlarada buradan ulaşabilirsniz.

Google Sayfanızdan IETT Otobüs kalkış saatlerini izleyiniz

İEET otobüslerinin hareket saatleri

Yandaki listeyi kullanarak istedginiz hattın hareket saatlerini kolayca öğrenebilirsiniz. Ekranı hareket ettirmek için biraz yöntuşlarını yada mouse'nuzun Scroll unu kulanmanız gerekecek. Aynı zamanda aşağıdaki AddGoogle butonuna basarak kendi google (iGogle)giriş sayfanızada ekleyebilirsiniz.

.........................

Ulusal ataleti yenmek için üç model

Atalet kelime anlamı olarak “eylemsizlik hali” demektir. Gündelik dilde atalet halini ifade etmek için, tembellik, miskinlik, ağırkanlılık, durağanlık, hantallık, yeis gibi kelimeler kullanılır.

Atalet üç düzeyde yaşanabilir:
1. Kişisel atalet.
2. Kurumsal atalet.
3. Ulusal atalet

Bireylerin atalet halinde olmaları, o bireylerin yönettiği kurumların atalete düşmesine neden olmaktadır. Ataletli bireyler ve kurumlar da bir araya gelerek ataletli toplumları oluşturmaktadır.

Bir ülkede sorunların ve çözümlerin neler olduğu, bu çözümleri kimlerin uygulaması gerektiği biliniyor, çözümsüzlüğün bedelleri her gün ödeniyor ama yine de yapılması gerekenler yapılmıyor ise, o ülkede atalet hali oluşmuş demektir.
Toplumsal ataletin sonuçları nelerdir?Atalet halini yoğun ve yaygın olarak yaşayan toplumların “yapabilecekleri” ile “yaptıkları” arasındaki fark gittikçe açılır. Verilen kamusal sözler genellikle tutulmaz ve işler sürüncemede kalır. Toplumsal atalet halinin egemen olduğu toplumlarda; bu durumun sonucu olarak, kişisel ve kurumsal atalet hali de yaygındır. Toplumsal ataletin önemli sonuçlarından biri de yoksulluk ve yolsuzlukları artırmasıdır.

Toplumsal atalet ile ilgili tespitler
Atalet oluşumuna neden olan iki türlü davranış vardır: Yapmamız gerektiği halde yapmadıklarımız ve yapmamamız gerektiği halde yaptıklarımız.

Her ataletli toplum, ataletini yenebilecek gücü kendi içinde taşır. Bu enerjinin kullanılmasını engelleyen şey de ataletin kendisidir. Ataleti yenebilmek için de ataleti yenmek gerekir.

Hiçbir toplumsal atalet hali sonsuza kadar sürmez. Ataleti ya onu yaşayanlar kırar yada felaketler!

Bir toplumun başına gelen olaylar değil, o olaylara verdiği anlamlar onu atalete düşürür.

Toplumsal atalet hali kalıcılığını, atalet halinin uzun süre devam edeceğine dair inançtan alır.

Türk insanı ne kadar atalet içerisinde ise, Türkiye de o kadar atalet içerisindedir. Türk insanı neden atalet çerisinde ise, Türkiye de o nedenle atalet içerisindedir.
Ataletli insanlar, atalet halinde yaşamaktan dolayı çektikleri acı, ataletin kırılması anında çekeceklerini sandıkları acıdan daha fazla oluncaya kadar, atalet haline son verilmesine içten içe direnç gösterirler.

Kendi sert gerçekleriyle yüzleşme cesareti bulamayıp, kendini sosyal illüzyonlarla kandıran toplumlarda atalet oluşumu daha fazla görülmektedir.

Toplumsal atalet haline son verme modelleri
Ulusal ataleti kırmak için kullanılabilecek üç farklı model vardır:
İnsan mühendisliği modeli
Toplum mühendisliği modeli
Sistem mühendisliği modeli

İnsan mühendisleri, insanları teker teker ataletten “arındırmak” gerektiğini savunur. Toplum mühendisleri, toplumu bir bütün olarak ataletten arındırmak gerektiğini savunur. Sistem mühendisleri ise, insanların önünü tıkayan değil açan bir sistem (yapı) kurmak gerektiğini savunur.

İnsan mühendisliği insanda, toplum mühendisliği toplumda, sistem mühendisliği ise sistemde değişiklikler ve düzeltmeler yaparak atalet haline son vermeye çalışır.
Sürecin yönü açısından bakıldığında; toplum mühendisliği tepeden tabana; insan mühendisliği tabandan tepeye; sistem mühendisliği ise, yapının merkezinden değişimi başlatır. Ataletin ve başarısızlığın kaynağını; insan mühendisliği bireylerde, toplum mühendisliği yöneticilerde, sistem mühendisliği sistemlerde arar.

Sistem mühendisliğinde mekanizmalar, insan doğasına ve yüksek performansa göre tasarlanır. Toplum mühendisliğinde ise, “tepedekilerin” görüş ve menfaatlerine göre sistem kurulur. Asyatik toplumların temel karakteri, toplum mühendisliği modeli ile iş yapmalarıdır.

Toplumumuzun kollektif ruhunun ve Türkiye’ye egemen olan kültürel iklimin, tembellikten tempolu çalışmaya, durağanlıktan dinamizme, miskinlikten motivasyona, pasiflikten proaktifliğe, çaresizlikten coşkunluğa, ataletten ataklığa dönüştürülmesi hepimizin dileğidir.
Yazar : Mümin Sekman

Linux’lu Netbook’larda önemli fırsatlar

Cyberlink, Eee PC çılgınlığı başladığından bu yana Linux ve netbook’lara daha fazla ilgi gösteriyor.
Furkan Müderrisoğlu,

Multimedya yazılım üreticisi CyberLink, bilgisayar pazarının hızlı büyüyen netbook segmentinde, ev PC’lerinde depolanan dosyalara online erişimden Linux işletim sistemleri için yapılan multimedya yazılımlarına, önemli fırsatların bulunduğunu düşünüyor. Asustek Eee PC 1000, Eee PC 901 ve Acer Aspire one gibi popüler netbook’lar (ya da mini-laptop’lar) standart laptop’lara göre daha düşük disk alanlarıyla geliyor. Bunların çoğu Aspire one’daki Linus Linux Lite ve Eee PC’deki Xandros Linux gibi Linux işletim sistemi çalıştırıyor. Bu netbook’lar aynı zamanda tercihe göre Windows XP’yle de gelebiliyor.

Örneğin CyberLink Live, kullanıcıların herhangi bir PC üzerindeki bilgilerine internet üzerinden erişebilmelerini sağlıyor. Kullanıcılar müziklerini, fotoğraflarını, videolarını ya da iş dosyalarını bulabiliyor. Ayrıca canlı TV programlarını izleyip kaydetme seçeneği de var.

Firma şu anda CyberLink Live’ın bazı netbook’larla birlikte verilmesi için çalışıyor ancak anlaşmalar tamamlandıktan sonra duyuruların yapılacağını belirtiyorlar. Firma CEO’su Alice Chang’e göre netbook’larda Linux OS’ların giderek daha fazla kullanılıyor olması da CyverLink için bir başka avantaj. Örneğin CyberLink’in fotoğraf, müzik, video ve DVD oynatıcı özelliklerine sahip PowerCinema Linux medya yazılımı, Linux işletim sistemli netbook’larla verilecek şekilde anlaşma sağlanırsa, yeni bir hayat bulacak. Bunu uzun süre önce yaptıklarını ancak Linux'ün son iki yıla kadar “uçuşa” geçmediğini vurguluyor Chang. Firma aynı zamanda Linux için Firefox’a dayanan, daha multimedya odaklı bir web tarayıcısı üzerinde de çalışıyor.

Ozgecmis Ipuclari CV

Özgeçmiş İpuçları

İyi bir kapak yazısı özgeçmişinizi zenginleştirecektir. Özgeçmişinize uygun en iyi Özgeçmiş tip formatını seçin. İyi yazılmış bir özgeçmiş kolayca bulunmanızı sağlayacaktır. (Özgeçmiş oluşturmadaki aramada kullanılacak kelimler bölümü) İş tecrübenizdeki boşluk sürelerin akıllıca doldurulması gerekmektedir.


Özgeçmişinizi işlevsiz duruma getirecek 6 HATA:

Eleman alan profesyoneller insan kaynakları uzmanlarına göre aşağıdaki hataların sıkça yapıldığını ve bu hatalardan dolayı özgeçmişlerin dikkate alınmadığı belirtilmektedir.

HATA 1: Tarihlerin belirtilmemesi

Tarih belirtilmemiş özgeçmişler genelde dikkate alınmamaktadır. Çünkü adayın bilgi sakladığı düşünülmekte, örneğin geçmiş is tecrübeleri, işsiz geçen süreler bilinmediğinden negatif bir izlenim bırakmaktadır.

HATA 2: Az sayıda başarıdan bahsedilmesi

Bir Özgeçmiş yetenekleriniz ve kabiliyetlerinizi pazarlayan bir dokümanın tasarlanmış halidir. Dolayısı ile bu bir pazarlama işi olduğuna göre başarılarınızın altını çizin ve mütevazi olmayın.

HATA 3: Güncel olmayan bilgiler yazılması


Özgeçmişiniz sizin hayat hikayeniz değildir. İşverenler son zamanlarda neler yaptığınızı öğrenmek ister. 30 yıl veya daha fazla önceki iş tanımının yazılması Özgeçmişinizi gölgeleyecektir.

HATA 4: Danışman Unvanının kullanılması

Bazı adaylar mevcut is durumlarını tanımlarken danışman deyimini kullanmaktadırlar. Ancak bu terim çok geniş anlam taşıdığından İnsan kaynakları uzmanlarını veya işverenleri rahatsız eder. Danışman unvanı sadece belirli bir görev veya spesifik bir proje için kullanılabilir.

HATA 5: Çelişkili Bilgi

İnsan kaynakları uzmanları veya işverenler aday listelerinde adayların detaylı özgeçmiş bilgileri ve resimlerinin gereksiz olduğu konusunda hemfikirlerdir. eleman.net deki özgeçmişiniz sadece is arama veya işverenlerce aramada kullanılan birinci adımdır. Önemli olan bu aramalar sonucunda yüzlerce aday
içerisinde mülakata çağrılacak olmanızdır. Özgeçmişinizde yazılacak her kelimenin anlamlı olması ve yeteneklerinizi pazarlayabilecek şekilde seçilmesi gerekmektedir.

İLETİŞİM AĞINI UNUTMAYIN

İşsiz orta seviyede yönetici özgeçmişi bir tam zamanlı başvuru olmalıdır. ABD'de ki istatistiklere göre iş fırsatlarının %80'ni iletişim ağında doldurulmaktadır. Dolayısı ile her tanıdığınızla görüsün. İletişim ağı kapsamında kişisel, kurumsal temaslar, önceden çalıştığınız insanlar, sizin için çalışan insanlar, müşteriler, satıcılar, temsilciler, ajandanızdaki tüm ilişkide olduğunuz kişiler, dernekler ve tabiî ki kariyer siteleri ile temas halinde olun. Etkili bir özgeçmiş ve bir iletişim şansınızı artıracaktır.


İlk izlenim çok önemlidir.


"Be Who you are (Kendiniz gibi olun)"